Olumsuz Düşüncelerden Kurtulma

Olumsuz Düşüncelerden Kurtulma: Hayatımızı normal akışında mutlu mesut devam ettirirken birden aklımıza gelen ve istesek de bir türlü kurtulamadığımız sinir bozucu düşünceler… Günün yorgunluğunu güzel bir uykuyla atmak istediğimizde şurada neden böyle yaptım?, burada niçin onu demedim?, neden öyle davrandı?, böyle olsa nasıl olurdu? gibi belki çoğu insanın zihnini zerre meşgul etmeyecek durumlar bazılarımızın düşünce evreninde oldukça geniş yer kaplayabiliyor.

Peki kotu dusunceden kurtulma, istenmeyen düşüncelerden kurtulma, takıntılı düşüncelerden kurtulmak, saplantili dusuncelerden kurtulmak, düşünce takıntısı nasıl geçer, takıntı hastalığı ilaçsız nasıl tedavi edilir, olumsuz düşüncelerden kurtulma nasıl olur?

Düşünmemeye çalışıp savaştıkça her defasında yenilerek tekrar o girdabın içine düşmek. Evet bu durum inanılmaz can sıkıcı olabiliyor ve günlük rutinlerimiz dahi yapılamaz hale geliyor. Sanki zihnimizi başka biri yönlendiriyormuşçasına bizi ele geçirmesin diye savaşıyoruz. Ama işin kötü yanı sürekli kaybediyoruz.

Evet, itiraf edelim aslında hepimiz bazı şeyleri kafamıza takarız. Ama bu durum bazılarımızda oldukça ileriye giderek hastalık derecesine ulaşabiliyor. Onlar için takıntılardan kurtulma hiç kolay olmuyor.

Takma kafana, boşver ya, unut gitsin…

Ya arkadaş ben takmıyorum ki, hatta umurum da bile değil. Ama kontrol edemediğim bir güç onunla sürekli meşgul olmamı istiyor. Sanki düşündükçe geçecekmiş gibi… Bir dakika! Evet düşündükçe geçmiyor. Hatta daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Benim o anı/olayı sürekli kafamda canlandırmam bende aynı etkiyi bırakarak yaşadığım işkenceyi tekrarlar hale getiriyor. Düşünsem de düşünmesem de zaten olan olmuş. Ben neden kendimi çıkılmaz bir girdabın içinde döndürüyorum ki?

Bana moral bozacak şeyler söyleyenler gerçekten öyle olduğum için değil, bende ancak o kadarını *kendine göre* anlayabildiği için konuşuyor. Yani onun benim hakkımda yaptığı çıkarım mutlak doğru değildir ki. Çünkü her insan sonsuz bir deryadır, bu yüzden dar çıkarım ve kalıplara sığmaz, sığamaz. Hem bu yaşadığımız çağda insan kendini dahi tanımaktan ne yazık ki acizken birde başkaları hakkında çıkarım yapması ne kadar doğru olabilir ki? Ne diyor Don Miquel Ruiz “Başkalarının yaptıklarını,, düşündüklerini, ima ettiklerini ya da söylediklerini kişisel algılamayın. Herkes kendi inanç sistemi içinde düşünür ve kendince yargılar. Dolayısıyla insanların sizin hakkınızdaki düşünceleri sizin şahsınızdan çok kendileriyle ilgilidir.”

Siz onun söylediği/yaptığı hareketi veya sözü bu kadar düşünüp acaba öyle miyim? Zaten her şeyde başarısızım diye hayıflanırken, emin olun o kişi, hakkında düşünüp çıkarım yapmaya çalıştığınız sözü sarf ederken o kadar analiz yapmıyor. Söyle ve gitsin, yap ve bitsin… İnsanların duyguları düşünceleri kimin umurunda ki? Herkes anlık durumunu, egosunu biraz olsun yükseltebilmek için elinden geleni yapıyor ve yaşadığımız bu dünyada insanları kırmamak için uğraşanlar en çok kırılanlar oluyor. Sizin gösterdiğiniz hassasiyeti çoğu insan göstermiyor. Zaten ondan değil mi dünyadaki bu kadar karmaşa, savaş, gözyaşı.

olumsuz düşüncelerden kurtulma
olumsuz düşüncelerden kurtulma

Anlamak ve anlaşılmak elbette çok güzel şey. Ama anlaşılmak ne kadar güzelse anlaşılmak için çabalamakta o kadar yorucu ve yıpratıcı. Bu yüzden anlat ama anlaşılmak için uğraşma, hayatı kendine zorlaştırma. Herkesin bir düşüncesi olduğu gibi seninde bir düşüncen var, hayatın var. Vurdumduymaz, empati yoksunu insanların söylediklerini önemsediğin kadar kendini önemsesen zaten kafaya takmama işini çözmüş olurdun.

Olumsuz düşüncelerden kurtulma yazımda olumsuz düşünceleri, hep insanlarının söylediği ve yaptığı davranışlardan, hareketlerden kaynaklı olduğundan bahsettim. Çünkü zaten olumsuz düşüncelerin büyük çoğunluğu bunlardan kaynaklanıyor. Evet durum ne yazık ki böyle.

Biz insanlar; yaşadığımız hayati birbirimize zorlaştırıyoruz ve daha sonra hep birlikte yakınıyoruz.

Birilerinin sırf daha fazla kazanma, daha fazla egosunu tatmin etme hırsı, bazılarının mutsuz olmasına neden oluyor ve işin kötü tarafı mutsuz olan kendini hasta zannediyor. Bunun hakkında zamanında bir psikiyatrist; “Hiçbir zaman bize gerçek hastalar gelmez, gerçek hastaların hasta ettikleri gelir.” der. Olay bu kadar net aslında. Bizim bunlarla başa çıkmamızın yegane yolu umursamamktır. Çünkü siz eğer bir deliler hastanesinde çalışan bir görevli olsanız. Orda yatan hastaların dediklerini ciddiye alırmısınız? Cevabınız eğer hayırsa neden hayatınızda iletişimi sadece kendi egosunu tatmin için kullanan hasta insanları ciddiye alıyorsunuz?

Başta da belirtiğim gibi kimse sizi sizden daha iyi tanıyamaz. Hem içe kapanık yazımda; “Bir ömür arayış içinde olan bilgelerin kendini bulduklarında ulaştıkları seviyeye alalade bir işmiş gibi kendimizi tanıyarak ulaşmamız isteniyor.” demiştim. Yani bilgelerin dahi amacı önce kendi benliğini tanımak. Peki sizin hakkınızda hüküm veren insanların hem kendi benliğini çözmüş hemde diğer insanları çözerek nirvanaya ulaşmış olmasını düşünmemiz lazım. Böyle olduğunu düşünürsek çevremizde bu insanların sayısı ne çokmuş deriz öyle değil mi? Hem Mevlana’ya sormuşlar;
– O kadar okursun, o kadar yazarsın, ne bilirsin?
Mevlana şu cevabı vermiş;
– Haddimi bilirim.

Sizde haddini bilmezlerin söylediklerini kafanıza takarak hayatınızı zehir etmeyin. Kendinize bir meşgale bulun. (İyi olduğunuz alanları öğrenmek için “Aslında Herkes Dahidir” yazımıza bakmanızı kesinlikle öneririm) Sizi anlayan dostlarınızla daha fazla vakit geçirin derdinizi bir kere paylaşın emin olun rahatlarsınız ama daha fazla üzerine gitmeyin. Dostum ve yahut beni anlayan biri yok diyorsanız kitap okuyun. Kitaplar çok iyi arkadaştırlar bundan emin olun. Zaten bir kere düzenli okumaya başlarsanız bir daha bırakamazsınız:) Ya da kendinizi geliştirecek çeşitli hobiler edinin. Mesela yazarlıkla aranız iyiyse bir hikaye yazmayı düşünebilirsiniz, bence eğlenceli olacaktır. Zevk alacağınız alanları tespit edin ve ona yönelin. Yani bir diğer yazımızda da belirtiğimiz gibi kendiniz için yaşayın.

Siz O durumu/olayı düşündükçe kendi kendinizi mutsuz etmeye devam edersiniz. Çevrenizdeki dostlarınızı da belki incitmeye başlarsınız. Daha fazla takmaya devam ederseniz vücudunuzun bağışıklık sisteminin yavaşlamasına sebep olarak Allah korusun daha kötü hastalıklara sebep olabilirsiniz. Sizin kafaya takmanız ne o durumu değiştirebilir ne ona zarar verebilir. Yalnız kendinize yazık edersiniz.

Tercih sizin!

Bu içerik için aranan anahtar kelimeler: olumsuz düşüncelerden kurtulmak, düşünce takıntılarından nasıl kurtulunur, takıntı geldiğinde ne yapmalı, takıntılardan kurtulma, istem dışı düşüncelerden kurtulmak, istemeden akla gelen düşünceler gibi daha pek çok şey…