AŞK ACISI NASIL GEÇER

Aşk acısı geçer mi? Toplumumuzda bu acıyı yaşamayan tatmayan yoktur. Muhakkak ki insanın ömrünü bir kez bile olsa onsuz yaşayamam dediği biri olmuştur. O olmazsa ölürüm, intihar ederim, içkiye, sigaraya başlarım; olmazsa hayatımın anlamı olmaz dediğimiz biri hayatımızda bir zaman yerini almıştır.

Aşk beyinde deriz fakat acıyı kalbimizin en derinliklerinde hissederiz sol tarafınıza tam kalbimizin ortasına öyle bir ağırlık çöker ki sanki nefes alamayacak gibi hissederiz.
Sanki çok yakınından ya da ailenden birini kaybetmişsin ve bir daha gelmeyecek gibi hissederiz.

Telefonuna tonlarca mesaj gelir bir çok arkadaşın arar ama hiçbiri umurumuzda bile olmaz. Dünyada yedi buçuk milyar insan içinden sadece o kişiden mesaj ya da arama bekleriz.

Yıllardır belki iş arıyorsundur ve yıllar sonra işi bulmuşsundur ya da hiç beklemediğim bir yerden para gelmiştir ya da hastasındır hastalığın yıllar süren tedaviden sonra kurtulmuşundur.

Peki bütün bunlar olurken mutlu olur musun?

Hayır! Çünkü bunların artık bir anlamı kalmaz. O kişi olmadıktan sonra ona anlatamadıktan sonra bunların ne anlamı var ki diye düşünürüz işe girmişsin ama arayıp ben sonunda işe girdim bile diyememek kursağında koca bir düğüm olarak kalır.

aşk_acısı

  En çekilmez olan da nedir biliyor musunuz?

” Seni sevseydi gitmezdi ” diyen insanlar.. Ah o insanlar!! Teselli verdiklerini  düşünenler. En yakın arkadaşlarının onu kötülemeye geçmesi sanki en büyük arkadaşlık vazifesi gibi kendini bunu görev bilip acını arttırılmasıdır. Aslında onu kötülemek için soğutmak için bile olsa ondan bahsetmeleri daha çok hatırlamamızı sağladıklarını farkında bile değillerdir.
Hele bir de aşk acını aile evinde çekiyorsanız işiniz daha zor oluyor. İçin yangın yeri iken gülmek zorundasın, bağıra bağıra ağlamak isterken kahkaha atarsın, sessize kabuğuna çekilmek isterken yemek masasında sohbete katılırsın, canım çok yanıyor anne demek isterken çok iyiyim dersin.

Birine Sadece sarılıp ağlamak isterken milyonlarca kelime kafanda dönüp durur. Susun sadece biraz susun demek istersin!

Ama herkesin ağzından o meşhur cümle çıkar: ” Hayırlısı buymuş” biz de biliyoruz hayırlısını ama şu an bunun sırası mı? Teselli  istemiyoruz ki sadece ağlayacak bir omuz ve canının acısı geçecek diye bir cümle duymak istiyoruz.
Bir de ondan başkasıyla yapamayacağımızı düşünmek var ki… Başkasıyla olamam, yapamam beni bu hayatta bir tek o anlıyor, beni o güldürüyor diye kendimizi düşünmekten alıkoyamıyoruz. Her kapı çaldığında, telefon sesinde acaba o mu diye koşarak gideriz.

Çünkü hala canımız ne kadar yanmış olsa da onu bekleriz. Bizi yaralayanın o  olduğunu bilmemize rağmen iyileştirecek olanın da o olduğunu düşünürüz.
     Ama size bir sır vereyim mi??
İnsan kendi yaralarını kendi sarar. Sen kendi yaranı sararsan o yarayı kimse görmez. Bir daha  kimse o yarayı kanatamaz. Ama sen o yarayı başkasına sardırırsan  yine seni aynı yerden aynı yaradan canını acıtır. Çünkü nereden canının acıyacağını göstermiş olursun.
Bu  yazıyı okuyorsanız demek ki aşk acısından hala ölmemişsiniz demektir:) Ölmüyorsunuz ya da hayatınız mahvoluyor, içkiye sigaraya da düşmüyorsunuz. Belki ilk başlarda yapmış olsanız bile..
Bu acı yaşarken geçmeyecek gibi gelse de inanın buna geçecek. Peki nasıl geçecek?

İsterseniz aşk acısı nasıl geçer? Bunu okumaya başlamadan önce Aşk ve Sevgi Nedir? yazısına bakmak size oldukça fayda sağlayacaktır.

Aşk Acısı Nasıl Geçer?

     2 yolla geçecek;

A) Hormon seviyesini korumak
B) Psikolojimizi o yönde inandırmak

A) Hormon Seviyesini Korumak

Yrd. Doç. Dr. Oytun Erbaş ” İnsan kendisini benzeyene aşık olur ” diyor. Yani siz huzursuz, mutsuz biriyseniz  ilişkinizde  size göre şekilleniyor.

İstanbul Bilim Üniversitesi deneysel Tıp ve AR-GE  Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Oytun Erbaş;  ” Kötü ilişkileri, aşk uğruna işlenen cinayetlerin nedenini, nörobiyolojik etkenlerini anlattı. Mutlu ilişki istiyorsanız kendiniz mutlu olacaksınız.       

Hormon_Seviyesini_Korumak

Oksitosin* dediğimiz hormon bir insanı bir insana bağlıyor ama bağlandıkça kişi bu benim davranışı değişiyor. Çok bağlandıkça aşk acısı daha çok ortaya çıkıyor. Çünkü beyin aşırı oksitosin üretmeye başlıyor.

Peki Aşk acısını nasıl yeneceğiz?     

Öncelikle o insanın artık olmadığını kabulleneceksin onun ile ilgili her şey hem kafanızdan hem çevrenizden sileceksin. Çünkü onu hatırlatacak şeyler tekrar hormon salgılarımızı etkiler ve yine ona bağlanmaya başlarız. Ona ait olan bütün her şeyi silmeliyiz ki oksitosin hormonu salgılanmasın ve unutmamız kolay olsun.  Aşk beyinde başlar ise aşk acısı da beyinde başlar. Acıyı unutmak için hormon seviyemizi sabit tutmalıyız.

Peki hormon seviyemizi nasıl sabit tutacağız?

Aşk şiirleri, aşk şarkıları, aşk sözleri, hüzünlü şarkılar, gidilen mekanlar, ortak arkadaşlar, alınan hediyeler ve benzeri gibi şeylerin hepsi aklımızdan ve gözümüzün önünden kaldırılacak.

O kişiyi hatırlamamamız için yeni hobiler yeni arkadaşlıklar kurulacak. Unutmak için acele edilmeyecek. Gerekirse yerine bir başkasını koyacaksın bu biri yeni bir sevgili ya da yeni bir dostluk olabilir.

Aşk acısını unutmak araştırmalara göre maksimum 6 ay sürer. Eğer bu 6 ayda hala acınız ilk günkü gibi ise destek almanızda fayda vardır.

B) Psikolojimizi O yönde İnandırmak
     

Bunu uzun uzun anlatmak yerine maddeler halinde gidelim ki sorunları tek tek çözmeye çalışalım;

Psikolojimizi_o_yönde inandırmak
  • 1) Öncelikle soğuk bir duş al ve kendine kahve yap sonra sessiz bir yerde otur
  • 2) Düşün geri dönüşü olup olmayacağını düşün! Ama sadece kendine kulak ver. Boşver milleti şuan yalnızsın. Sen ne istiyorsun onu düşün.
  • 3) Aslında geri dönüşü var diyebiliyorsan kalk ve savaş! Gurur sadece elinde koca bir hiç bırakır şuan yaşayabileceklerini yaşa yaşayamamak pişmanlıktır.
  • 4) Geri dönüşü yok Bitti! diyebiliyorsan şimdi yüzleşme zamanı işte..
  • 5) Gözünü kapat hatırlamak istemediklerinde dahil her şeyi hatırla.. İyi güzel ne varsa hatırla
  • 6) Acı çekeceksin hatırlarken belki ağlayacaksın ama pes etme hatırla
  • 7) Şimdi bir daha gözlerini kapat ve yine hatırla ve bunu ilk hissettiğin duyguyu hissetmemeye başlayana kadar yap. Çünkü sen kaçtıkça acı seni kovalamaya devam edecek ama sen kaçmayacaksın acınla yüzleşeceksin
  • 8) Şimdi korkmuyorsun hatırlamaktan. Daha cesur ve daha eminsin çünkü canını yakabildiğin kadar yaktın
  • 9) O yangını söndürme zamanı geldi. Bu  hayata bir kere geliyorsun. Senden bir tane var kimse önemsemese bile sen kendini önemseyeceksin.
  • 10) Kimseye  zaaflarını gösterme artık! Bu sensin, sen bu acıyı hak etmiyorsun.
  • 11) Şimdi tekrar diriliş vakti ayağa kalk acı da çeksem ben hala hayattayım diye kendine bunu tekrarla, acınla yaşamayı göze al, zaten zamanla o acı seni yenemeyeceğini anlayıp sen fark etmeden senden gidecek.
  • 12) Ve son olarak sen mutlu olmayı hak ediyorsun

MUTLU OL!!